BİR DELİNİN HATIRA DEFTERİ

“Bir delinin hatıra Defteri” Rus yazar, Nikolaj Gogol tarafından yazılmış bir hikayedir. 18. Yüzyıl Rusya’sında geçen bu hikaye, daha sonra tiyatroya uyarlanmış, yüzlerce kez oynanmıştır. Günlük şeklinde kaleme alınan oyun, yedinci dereceden, küçük bir devlet memuru olan Aksenti Ivanoviç Popriçev’in ruhsal gelgitlerle başlayan ve sonunda bir akıl hastanesine kapatılmasına kadar uzanan buruk yaşamını anlatıyor.

Yaşadığı hayatın gerçeklerini kabul edemeyen bir insanın, adım adım deliliğe doğru gitmesini gösteren oyun, aynı zamanda toplumu, sosyal statüleri, ilişkileri ve dönemin siyasi yapısını masaya yatırıyor.

Karakterimiz, ezilen, hor görülen, itilip kakılan, kimsenin adam yerine koymadığı, alt dereceden bir memurdur. Memur olmasına rağmen, dairede daha çok odacıların yapması gereken ayak işlerine bakar. Bütün bunlara kendince mantıklı açıklamalar getirmeye çalışır. Şube müdürü onu kıskanıyordur, bunun diğer memurlar gibi torpili yoktur, şiire, tiyatroya düşkün olduğu için diğer memurlardan daha üstündür vs…

Ivanoviç aynı zamanda, Genel Müdür’ün güzel kızı Sofie’ye de sırılsıklam aşıktır. Sofie’nin de kendisine aşık olduğuna inanmaktadır.

Toplumdan dışlanan Ivanoviç, yavaş yavaş kendi zihninde bir dünya yaratmaya başlar. Köpeklerin kendi aralarında konuştuğuna, mektuplaştığına, devlet adına casusluk yaptığına inanır. Bütün bunlara yine kendince mantıklı açıklamalar getirmeye çalışır.

Günün birinde, genel müdür’ün kızının, bir saray muhafızıyla evleneceğini öğrenince tamamen psikoz olur. Kendini İspanya’nın kralı olduğuna inandırır. Akıl hastanesine düşer ve orda, dönemin şartları gereği işkenceler görür… Ancak Ivanoviç, bütün bunların Fransa ve İngiltere’nin, kendisinin tahta çıkmasını engellemek için kurdukları uluslararası bir komplo olduğuna inandırır kendini.

Hastanede gördüğü işkenceler sonucunda kendi kişiliği ve kral kişiliği arasında gider gelir. Sonunda ise İspanya kralı olarak kalmak istediğini, çünkü bu şekilde çok daha mutlu olduğunu anlar.

Velhasılı işin özeti: Delilere dokunmayın. Onlar kendi kurdukları dünyada, gerçek dünyadan çok daha mutlular. Hem nerden biliyosunuz? Ya onlarınki gerçek dünyayken, sizin yaşadığınız hayal dünyasıysa?

Oyun, aynı zamanda Çarlık Rusya’sının toplum ve devlet yapısına sert bir eleştiri niteliğinde olup, şizofreninin edebiyattaki ilk yansımasıdır.

Oyun Türkçe oynanacak olup, Flamanca üst yazı olacaktır.